27 Şubat 2007 09:19
VATAN ‘kötü futbol’ dosyasını açtı, otoriteler Zico, Gerets ve Jean Tigana’yı masaya yatırdı. “Ellerindeki kadrolar kötü değil. Ama üç teknik direktör de oyuncularını iyi kullanamayarak tarihi bir başarısızlığa imza atıyorlar. Gelenler gidenleri aratıyor. Üçü de sezon sonu gider.”
Şansal Büyüka
Zico, Daum’un asistanı olamaz
Beşiktaş, özellikle deplasmanlarda İnönü’deki mücadelenin gerisinde kalıyor. En önemlisi Ricardinho ile Delgado’nun da yerine koşan Serdar ile Koray ciddi biçimde yıprandı. Bu nedenle orta alanı çöktü.
F.Bahçe’de sözü fazla uzatmaya gerek yok... F.Bahçe bugün futbolun gerektirdiği hiçbir uygulamayı yapmıyor, yapamıyor. Özellikle hoca tercihindeki ve yabancı transferlerindeki seçimler, F.Bahçe’yi bugünkü noktaya getirdi. Bu şartlarda Fener’in daha iyi olacağını düşünmüyorum.
Geldikleri günden beri söylüyorum, geçmişleri ya da geldikleri yerler neresi olursa olsun Edu, Lugano, Deivid ve Kezman F.Bahçe’nin oyuncuları değil. Gelenler gidenleri aratıyor. Zico ise geçen yıl beğenilmeyip gönderilen Daum’a asistanlık bile yapamaz. Ayrıca F.Bahçe’de takım içinde bazı kopukluklar olduğu aşikâr. Kötü oynayabilirsiniz, ama hırstan, öfkeden, bu kadar uzak bir takımı son yıllarda görmedim.
G.SARAY’IN HIRSI BİTMİŞ
G.Saray'da durumlar çok farklı değil. Gideceği artık kesinleşen bir hocanın, son şampiyona fazla bir şeyler vereceğine inanmıyorum. Kaldı ki, Gerets saha içinde kendi futbolcusuyla tartışacak kadar otoritesini kaybetmiş durumda... Zaten G.Saray’ın transferleri “ucuz etin yahnisi” gibi... Eğer koca G.Saray takımı bir Song’un yokluğundan bu kadar etkileniyorsa, takım olma anlayışını yeniden yargılamalı. Aslında anlamakta zorluk çektiğim bir başka şey, geçen yıl G.Saray’ı şampiyonluğa götüren olağanüstü hırsın kayboluşu...
Bu arada G.Saray’ın içinde de bir sevgisizlik, bir umursamazlık, kadercilik olabileceğini düşünüyorum. Geçen yıl hırsından, diş gıcırdatmalarından yüzünde adeta kas yapan H.Şaş bugün attığı bir gole bile sevinemiyorsa, bu G.Saray’daki tatsız gerçeklerin yansımasıdır.
Hıncal Uluç
Beceriksizliğin sorumlusu Gerets
G.Saray her mevkide en az ikişer futbolcusu bulunan, Turkcell Süper Lig’in en zengin kadrolu takımı. Fakat bu takım, tarihinin en zayıf kadrosuna sahip durumdaki F.Bahçe’nin 6 puan gerisinde. Beceriksiz. Bunun sorumlusu ise G.Saray Teknik Direktörü Eric Gerets’tir.
F.Bahçe Teknik Direktörü Zico için ’kötüdür, iyidir’ demiyorum. F.Bahçe futbol takımının kadrosu, tarihin en kötüsü. Kanat oyuncuları yok. F.Bahçe’nin bu halinin ise en büyük sebebi medyadır. Çünkü medya, İstanbul’da oynanan AZ Alkmaar maçında 3-1 yenik durumdayken 3-3’lük beraberliğe giden F.Bahçe’de teknik direktör Zico’yu eleştirdi, ama Hollanda’daki rövanş maçında 2-0 geriye düşmüşken skoru 2-2’ye getiren AZ Alkmaar Teknik Direktörü Louis Van Gaal’i göklere çıkardı. Dolayısıyla bu durumda en büyük zararı medya veriyor.
Rıdvan Dilmen
3 Büyükler skandallara imza atıyor
F.Bahçe, Sakarya’ya, Rize’ye, Ankara’ya hepsine puan kaybetti. Bu maçlar bu takımların kümede kalmasını sağlayacak. Ligde büyük bir komedi ve teknik adam skandalı yaşanıyor. 3 Büyükler çok büyük skandallara imza atıyorlar. Teknik heyet, futbolcular ve yöneticiler Türkiye’de futbolu katletmiştir. Allah Fatih Terim’e sabır versin. Hangi futbolcuyu milli takıma alacak? F.Bahçe’nin işi zor. Kendisi şampiyon olamaz. G.Saray veya Beşiktaş onu şampiyon yaparsa yapar. 3’ü de birbirine ikram yapıyor. F.Bahçe sahada yürüyemiyor, kondisyon yok. Devre arasında Erciyes ile başlayan periyotta F.Bahçe havlu attmış durumda.
Zico duygusal bir hoca. Kezman cezası bitti hemen oynadı. Semih daha ne yapsın? Semih ’gitmek istiyorum’ dese haklı. Motivasyonu bozuluyor. (% 100 Futbol’dan alınmıştır.)
Yılmaz Vural
‘Zico ile aramda ciddi farklar var’
“F.Bahçe'yi daha önce iki yardımcıları ma ayrı ayrı izlettim. Onların getirdiği bilgilerle birlikte, medyadan aldığımız verileri, teknik ve taktik analizleri değerlendirdik. F.Bahçe’nin son 2 maçının görüntülerini cuma günü takımla birlikte izledik. Oyuncularıma rakibin açıklarını anlattım. F.Bahçe’yi çok iyi tanıyorum. Alkmaar maçındaki hataları çok iyi etüd ettim. Benim ayrıca büyük takımlara karşı çok farklı bir motivasyonum oluyor.
Zico ile aramızdaki farkı kamuoyu görsün istiyorum.
Ayrıca benim şöyle bir farkım var; transferi kendim yaparım. Yöneticilerim transferi bana bıraktılar. Onlar sadece parasal boyutta devreye girdiler. 25 kişilik tüm takımımın değeri 9 trilyon. Türkiye’nin en ucuz ama en değerli takımıyız. En pahalı yabancılarım ise stoperlerim; Bieniuk, Dziewicki’nin toplam değeri 700 bin Euro’yu bile bulmuyor.”
Sinan Engin
Beşiktaş’ın asıl sorunu Tigana
Tigana’nın teknik direktörlüğü yeterli değil. Beşiktaş’ı iyi yönetemiyor ve yanlış oynatıyor. Tigana, rakibinin hamlesine karşılık veremeyen, başarısız bir hoca
Beşiktaş hiç iyi gitmiyor, bir türlü bekleneni veremiyor. Beşiktaş’ta asıl sorun, en başından beri teknik direktör Tigana’da. Bence Tigana’nın teknik direktörlüğü yeterli değil. Fransız hoca Türkiye’ye geldiğinden beri Beşiktaş takımını iyi yönetemiyor ve yanlış oynatıyor.
Gerilere gitmeye gerek yok, en son cumartesi akşamı oynanan Trabzonspor maçına bakarsanız görürsünüz; bir futbol takımının teknik direktörü 2-0 galibiyeti yakalamışken eğer rakip takım bazı değişiklikler yapıyorsa, buna cevap vermeli. Yani gereken önlemleri almalı. Eğer bunu yapamıyor ve takımı o maçı kaybediyorsa, o başarısız bir teknik direktördür. Beşiktaş’ın bu durumunun baş sorumlusu teknik direktör Tigana’dır.
Erman Toroğlu
Gelecek yıl 3 teknik adam da kalmaz
Üç büyük takım teknik direktörü fuzuli yere eleştiriliyor. Çünkü yönetimler, teknik adamlar konusunda ayakta duramıyorlar. Rüzgâr gülü gibiler. Bu kadar para verdikleri takımlarına dirayetli teknik direktör getirselerdi, o zaman kendileri etkili olamayacaklardı. Ama onlar her türlü oynamak istiyorlar. Hem hocalara karışmak istiyorlar, hem de dışardayız demek istiyorlar. Teknik adamlar büyük para aldıkları için işlerine karışılmasına bir şey demiyorlar. Çünkü dışarda bu paraları alamazlar. Madem bu iş böyle diyorlar, tazminatları da var. ‘Nasılsa biz misafiriz siz bilirsiniz’ diyorlar. Kulübün geleceği onlar için önemli değil. Asıl önemlisi kulübün geleceği yöneticiler için de önemli değil.
Üç büyüklerin başındaki üç hoca da iyi değil. Bu sezon takımlarını şampiyon yapsalar bile başarılı değiler. Bence üçü de yeni sezonda gider.
‘Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?’
Üç Büyükler, son 25 yılın en kötü dönemini yaşarken, taraftarlar da isyan ediyor. Özellikle 100. yılını kutlayan F.Bahçe’de memnuniyetsizlik had safhada. Taraftar sitesi www.antu.com dün ‘Bizimle dalga mı geçiyorsunuz?’ başlığıyla bir bildiri yayınlarken yönetime de “Artık devreye girip bu kötü gidişe dur demeyi düşünmüyor musunuz?” sorusunu sordu.
Son 25 yılın en kötü 3 Büyükler’i
Ligde 66 maçta toplam 80 puan kaybeden F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş, 1981-82 sezonundan sonra en kötü döneme imza attı
Ligde 22 haftada 80 puan yitiren Üç Büyükler, son 25 yılın en kötü dönemine imza attı. 1959’da başlayan Profesyonel ligde son olarak 1981-82 sezonunda 22. hafta sonunda toplamda 90 puan kaybeden büyükler, skandal bir performansa imza attı. 3 dev 66 maçta 80 puan bırakırken Terim-Bariç-Toshack’lı 1997-98 sezonunda 76 puan yitirilmişti. Bu sezon F.Bahçe 22, G.Saray 28, Beşiktaş 30 puan yitirdi.
İlginçtir bu tabloya rağmen puan cetvelinde ilk 3 sırada F.Bahçe, G.Saray ve Beşiktaş var. Ancak işin aslı hiç öyle değil. Çünkü üçü de birbirinden kötü. F.Bahçe 44 puanda, 2. devre 8 puan yitirdi ama geçen sezon 17. hafta (ilk devre) sonunda ulaştığı 45 puanın bile gerisinde.
G.Saray 2. yarıda 7 puan kaybetmese, şu an 1 puan farkla liderdi. Beşiktaş 8 puanı heba etmeseydi Fener’i şu an yakalamıştı. Ancak üç takımın da bu başarısızlığında Anadolu faktörü önemli rol oynadı. Üç ekip 59 puanı deplasmanda bırakırken dışarda Beşiktaş 22, G.Saray 20, F.Bahçe 17 puan bıraktı.